Muğla’nın En Güzel Köyleri Değişiyor: Ula’nın Köylerinde Yeni Bir Yaşam Modeli Doğuyor

muğla'nın en güzel köyleri

Muğla’nın en güzel köyleri denildiğinde genellikle sahil köyleri akla geliyor. Oysa son yıllarda Ula’nın iç kesimlerindeki Elmalı, Portakallık ve Karabörtlen gibi köylerde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor.

Muğla’da gayrimenkul işi yapınca bölgedeki değişimi bazen rakamlardan önce sahada görüyorsunuz.

Akyaka’dan Ula’nın Köylerine Uzanan Değişim

Bu dönüşümü anlamak için önce Akyaka’ya bakmak gerekiyor.

Akyaka küçük bir yer. 2025 nüfusu yalnızca 3.116 kişi. Buna rağmen Türkiye’nin en bilinen alternatif kıyı yerleşimlerinden biri haline gelmiş durumda. Kitesurf, yoga, bisiklet, gastronomi, butik konaklama, tasarım ve doğa kültürü yıllardır aynı küçük alanda yan yana yaşıyor.

Üstelik Akyaka’nın farklılığı yalnızca denizi ya da Azmak’ı değil. Akyaka’nın yıllar içinde oluşturduğu yaşam kültürü, bugün Muğla’nın en güzel köyleri arasında gösterilen Ula’nın kırsal mahallelerinin daha fazla keşfedilmesine de katkı sağlıyor.

Bugün Akyaka denildiğinde akla gelen ahşap ağırlıklı mimarinin kendisi bile aslında Ula’nın kırsal mimarisinin yeniden yorumlanmasından doğdu. Nail Çakırhan’ın geleneksel Ula evinden esinlenerek Akyaka’da yaptığı ev Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü aldı; ardından bu yaklaşım Akyaka’daki yapıların önemli bölümüne yayıldı. Kültür ve Turizm Müdürlüğü de bu sürecin Ulalıların eski evlerini yeniden hatırlamasına ve restore etmesine katkı sağladığını anlatıyor.

Yani aslında bölgedeki “yeni yaşam” fikrinin kökü yeni değil.

Ula’nın geleneksel yaşam biçimi ile dışarıdan gelen başka bir bakışın buluşması yıllar önce Akyaka’da başlamış.

Bugün aynı hikâyenin daha sessiz bir versiyonu çevre köylerde yaşanıyor. Akyaka’nın yaşamı, mahalleleri ve gayrimenkul yapısı hakkında daha ayrıntılı bilgi arıyorsanız Akyaka’da yaşam rehberimize de göz atabilirsiniz.

Portakallık’ta Eski Bir Ahır Tiyatro Atölyesine Dönüşüyor

Bu değişimin en güzel örneklerinden biri Portakallık.

Portakallık bugün 417 nüfuslu küçük bir Ula mahallesi.

Fakat köyün ölçeğine bakıp burada yalnızca geleneksel kırsal yaşam olduğunu düşünmek yanıltıcı.

Portakallık’ı Muğla’nın en güzel köyleri arasında değerlendirenler için çekicilik yalnızca doğadan kaynaklanmıyor. Köyde ortaya çıkan sanat, üretim ve ekolojik yaşam örnekleri Portakallık’a farklı bir karakter kazandırıyor.

Tiyatro ve sinema sanatçısı Tilbe Saran, yıllar önce Portakallık’ta kullanılmayan eski bir ahırı tiyatro atölyesine dönüştürdü.

Saran, Portakallık’ı seçme nedenini anlatırken İstanbul’daki ulaşım, yoğun çalışma temposu ve şehir hayatının yarattığı baskıdan söz ediyor; burada “toprağa basmanın, susmanın, durmanın ve dinlemenin” mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Atölyenin kurulmasında da mevcut yapıya saygı gösterilmiş, yıkılmış ahır yeni bir kültürel işleve kavuşmuş.

Bence bu tek örnek bile Portakallık’taki dönüşümü anlatmak için önemli.

Çünkü dışarıdan gelen kişi köye apartman yapmıyor.

Köyde zaten var olan bir yapıyı başka bir yaşam biçiminin parçası haline getiriyor.

Portakallık’ta bunun başka bir örneği de mimarlık tarafında karşımıza çıkıyor.

Burada konut artık yalnızca “ev” değil.

Bahçe, üretim, çalışma, misafir ağırlama ve doğayla ilişki aynı arazinin içerisinde kuruluyor.

Bu nedenle Portakallık’a gelen yeni alıcı profilini yalnızca “şehirden kaçan insan” diye tarif etmek bence eksik.

Daha doğru tanım şu olabilir:

Köyde yaşamak isteyen ama şehirde edindiği yaşam standardından, mesleğinden ve estetik anlayışından vazgeçmek istemeyen bir profil. Portakallık’taki değişimi gayrimenkul açısından değerlendirmek isteyenler için Ula Portakallık köyü nasıl bir yazımızda bölgedeki güncel fiyat seviyelerini ve arsa piyasasını ayrıca inceledik.

Elmalı’da Köy Evi Artık Mimarlık Dergilerine Giriyor

Portakallık’tan Elmalı’ya geçtiğimizde dönüşüm daha görünür hale geliyor.

Elmalı’nın 2025 nüfusu yalnızca 319 kişi. Portakallık’ı Muğla’nın en güzel köyleri arasında değerlendirenler için çekicilik yalnızca doğadan kaynaklanmıyor. Köyde ortaya çıkan sanat, üretim ve ekolojik yaşam örnekleri Portakallık’a farklı bir karakter kazandırıyor.

Fakat bugün Elmalı’da yapılan bazı evler Türkiye’deki önemli mimarlık ve tasarım yayınlarında kendine yer buluyor. Elmalı’da yalnızca yeni yaşam biçimi değil, gayrimenkul talebi de dikkat çekiyor. Köyün konumu, yapılaşma özellikleri ve bölgedeki taşınmazları Ula Elmalı Köyü rehberimizde daha ayrıntılı ele aldık.

Bence burada gayrimenkul açısından çok önemli bir değişiklik var.

Eskiden köydeki eski ev bazen “yıkılıp yerine yenisi yapılacak yapı” olarak görülüyordu.

Yeni gelen profilde ise tam tersine eski taş, ahır, avlu, ağaç ve yerel doku değer unsuru haline geliyor.

Alıcı sadece parsel aramıyor.

Hikâyesi olan bir yer arıyor.

Ve bunu çağdaş bir evle birleştirmek istiyor.

Bu nedenle Elmalı gibi küçük köylerde bugün gördüğümüz yeni yapıların bir bölümünün klasik müteahhit evi yerine mimarla çalışılmış, araziye özel tasarlanmış yapılara dönüşmesi tesadüf değil.

Karabörtlen Başka Bir Yerde Duruyor

Karabörtlen’i Portakallık ve Elmalı ile aynı şekilde değerlendirmek doğru olmaz.

2025 nüfusu 1.697 kişi ve bu üçlü içerisinde çok daha büyük, daha yerleşik bir mahalle. Üstelik nüfusu 2024’e göre yaklaşık yüzde 3,5 artmış durumda. Karabörtlen ise Muğla’nın en güzel köyleri denildiğinde yalnızca manzarası veya doğasıyla değil, hâlâ yaşayan köy hayatı ve güçlü yerel yapısıyla değerlendirilmesi gereken bölgelerden biri.

Karabörtlen hâlâ güçlü biçimde günlük köy yaşamının sürdüğü, ticaretin, tarımın ve ulaşımın daha görünür olduğu bir yer. Elmalı, Portakallık, Karabörtlen, Kızılyaka ve Çıtlık aynı ilçenin sınırları içerisinde olsa da birbirinden oldukça farklı özelliklere sahip. Bölgeyi daha geniş değerlendirmek isteyenler Gökova gayrimenkul rehberimizden köyleri tek tek inceleyebilir.

Ama coğrafi olarak ilginç bir konumda.

Menteşe’den Elmalı’ya uzanan toplu taşıma hattı; Çıtlık, Kızılyaka, Karabörtlen ve Portakallık üzerinden Elmalı’ya ulaşıyor. Yani bunlar haritada birbirinden kopuk köyler değil; gündelik yaşam ve ulaşım açısından aynı koridorun parçaları. Benzer bir kırsal hareket Muğla merkez çevresinde de görülüyor. Ula dışındaki seçenekleri araştıranlar için Menteşe’de yatırım yapılacak mahalleler yazımızda bölgenin farklı noktalarını ayrıca değerlendirdik.

Bu nedenle değişim her köyde aynı hızda veya aynı biçimde yaşanmıyor.

Portakallık daha sakin, küçük ve yaratıcı üretim örnekleriyle dikkat çekerken; Elmalı mimari açıdan daha nitelikli yeni konutların ortaya çıktığı bir yer haline geliyor. Karabörtlen ise daha büyük nüfusu, yolu ve yerleşik hayatıyla bu yeni hareketin başka bir yüzünü oluşturuyor.

Ula’nın Köylerine Gelenler Nasıl Bir Yaşam Arıyor?

Sahada bizim karşımıza çıkan taleplerle internette gördüğümüz örnekleri yan yana koyduğumuzda belirgin bir profil oluşuyor. Aslında bugün Muğla’nın en güzel köyleri için yapılan aramaların arkasında da yalnızca güzel bir manzara arayışı yok. Bahçeli yaşam, sessizlik, doğaya yakınlık ve şehirle bağlantıyı tamamen koparmama isteği giderek daha fazla öne çıkıyor.

Bu insanların önemli bölümünün aradığı şey denize sıfır bir ev değil.

Hatta bazen denizi görmek bile öncelik değil.

Aradıkları daha çok şu:

Bahçeli bir ev, birkaç ağaç, sessizlik, komşuluk hissi, mümkünse eski bir yapı veya karakterli bir arsa; ama aynı zamanda arabayla kısa sürede Akyaka’ya, Ula’ya veya Muğla merkeze ulaşabilmek.

Yani tamamen dünyadan kopmak istemiyorlar.

Şehirden uzaklaşmak istiyorlar ama şehirle bağlarını kesmek istemiyorlar.

Bu yüzden Ula’nın köyleri ilginç bir denge sunuyor.

Bir tarafta orman, tarım arazileri ve küçük köyler var.

Diğer tarafta kısa bir araç yolculuğuyla Akyaka’nın restoranlarına, sahiline, kite kültürüne veya Muğla merkezin günlük ihtiyaçlarına ulaşılabiliyor.

Nisan 2026’da Ula ile Akyaka arasında doğrudan MUTTAŞ seferlerinin başlaması bile bölgedeki yerleşimler arasındaki gündelik bağın güçlendiğini gösteren küçük ama anlamlı bir gelişme.

Yeni Gelenlerin Profili Değişiyor

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Muğla’nın kırsalına gelen herkesi yoga yapan, bilgisayarla çalışan veya İstanbul’dan kaçan tek tip bir kitle olarak anlatmak doğru olmaz.

Emekli olan var.

Çocuğunu daha sakin bir yerde büyütmek isteyen var.

İşini uzaktan yürütebilen var.

Mimar, sanatçı, tasarımcı veya yaratıcı sektörlerde çalışanlar var.

Bir kısmı sürekli yaşıyor, bir kısmı İstanbul, İzmir veya başka şehirlerle çift merkezli bir hayat kuruyor.

Akyaka özelinde de bugün konaklama ve yaşam kültüründe kite, yoga, tasarım, gastronomi ve uzaktan çalışma gibi unsurların yan yana geldiğini görmek mümkün.

Güncel yaşam rehberlerinde Akyaka özellikle uzaktan çalışanlar ve emekliler açısından değerlendiriliyor; turizm tarafında ise spor, tasarım, yoga ve sosyal yaşamı birleştiren işletmeler öne çıkıyor.

Ancak köylere yayılan model Akyaka’nın aynısı değil.

Tam tersine daha sessiz.

Akyaka’da kafeye gidiyorsunuz.

Köyde bahçenize dönüyorsunuz.

Akyaka’da sosyal hayat satın alıyorsunuz.

Köyde kendi yaşam alanınızı kuruyorsunuz.

Bu fark önemli.

Ula’nın Köylerinde Gayrimenkulün Değeri Yeniden Tanımlanıyor

Bu yeni profil beraberinde gayrimenkul değerlendirme biçimini de değiştiriyor.

Eskiden köyde bir taşınmaza bakarken en temel sorular daha basitti:

Kaç dönüm?

Yolu var mı?

Su var mı?

Bugün bunlara başka sorular eklendi.

Eski ev korunabilir mi?

Bahçede hangi ağaçlar var?

Mimar burada nasıl bir ev tasarlayabilir?

Komşuluk nasıl?

Ormana yakın mı?

Köy merkezine yürünür mü?

İnternet çekiyor mu?

Muğla’ya ve Akyaka’ya kaç dakika?

Bir ahırın, taş duvarın veya yaşlı bir zeytin ağacının ekonomik değerinin ötesinde bir yaşam değeri oluşuyor.

Portakallık’taki tiyatro atölyesi ve ekolojik çiftlik projesiyle Elmalı’daki çağdaş mimari örnekleri tam olarak bunu gösteriyor.

Yeni gelen insan araziyi yalnızca “kaç metrekare?” diye okumuyor.

“Burada nasıl bir hayat kurabilirim?” diye okuyor.

Köylere Artan İlginin Riskleri de Var


Elbette bu hikâyeyi yalnızca romantik tarafından okumamak gerekiyor.

Yeni talep köydeki eski yapıların korunmasını sağlayabilir.

Yerel ustaya yeni iş yaratabilir.

Terk edilmiş evlerin ve ahırların yeniden kullanılmasını sağlayabilir.

Küçük üreticinin müşterisini artırabilir.

Ama aynı hareket arsa ve ev fiyatlarını köyün kendi gelir düzeyinden koparabilir.

İnsanları buraya çeken özgün köy dokusu kontrolsüz yapılaşmayla ortadan kalkabilir.

Portakallık’ın nüfusu 2013’te 459 iken 2025’te 417’ye düşmüş durumda. Yani dışarıdan ilgi görmek otomatik olarak köy nüfusunun büyüdüğü anlamına gelmiyor. Buna karşılık Karabörtlen’in nüfusu aynı dönemde 1.665’ten 1.697’ye çıkmış. Her köyün demografik hikâyesi farklı.

Bu veriyi özellikle önemli buluyorum.

Çünkü gördüğümüz dönüşüm klasik anlamda büyük bir “köye göç” olmayabilir.

Daha çok köydeki mülkün, yaşam biçiminin ve kullanıcı profilinin dönüşmesi olabilir.

Muğla’nın Köylerinde Yeni Yaşam Modeli mi Doğuyor?

Bence evet, ama henüz buna kesin bir isim koymak için erken.

Bu bir köye dönüş hareketi değil.

Tam anlamıyla yazlık yaşam da değil.

Turizm hiç değil.

Muğla’nın bazı köylerinde şehir hayatının imkânlarını tamamen bırakmadan; daha küçük ölçekte, daha kişisel, daha doğayla ilişkili bir hayat kurmaya çalışan yeni bir grup oluşuyor.

Akyaka bunun sosyal ve kültürel merkezlerinden biri.

Portakallık bunun sanat ve doğayla ilişki kuran tarafını gösteriyor.

Elmalı mimari tarafını.

Karabörtlen ise hâlâ güçlü yerel yaşamıyla bu değişimin yerleşik köyle temas ettiği noktayı temsil ediyor.

Belki de Muğla’nın önümüzdeki yıllardaki en önemli gayrimenkul hikâyesi yeni siteler veya dev projeler olmayacak.

Eski bir köy evinin yeniden yapılması, bir ahırın atölyeye dönüşmesi, İstanbul’daki işini bırakmadan Elmalı’da yaşamaya başlayan bir çift veya Portakallık’ta kendi bahçesinde üretmeye başlayan biri olacak.

Çünkü burada satılan şey giderek yalnızca ev veya arsa değil.

Başka türlü yaşama ihtimali.

Ve Muğla’nın köylerinde asıl fiyatlanan şey de belki tam olarak bu olmaya başladı.

Bu nedenle Muğla’nın en güzel köyleri hangileri? sorusuna yalnızca birkaç köy ismi sıralayarak cevap vermek zor. Bir köyü yaşamak için güzel yapan şey denize yakınlığından çok daha fazlası.

Sıkça Sorulan Sorular

Muğla’nın en güzel köyleri hangileri?

Muğla’nın “en güzel” köyleri beklentiye göre değişiyor. Deniz ve kıyı yaşamı arayanlarla, orman içerisinde sakin bir yaşam veya tarımla iç içe bir köy arayanların tercihleri aynı değil. Ula’da Portakallık, Elmalı, Karabörtlen, Kızılyaka, Çıtlık ve Gökova çevresi; Menteşe’de ise Yerkesik, Yenice ve kırsal mahalleler farklı yaşam özellikleriyle öne çıkıyor. Marmaris’in Selimiye ve Söğüt gibi kırsal-kıyı yerleşimleri ise bambaşka bir Muğla deneyimi sunuyor.

Muğla’nın köylerinde satılık ev bulunur mu?

Evet. Muğla’nın köylerinde eski taş ve kâgir köy evlerinden yeni yapılmış müstakil konutlara kadar farklı seçeneklerle karşılaşmak mümkün. Ancak özellikle eski köy evlerinde satın alma öncesinde tapu kaydı, yapının ruhsat ve kayıt durumu, parsel sınırları, tadilat olanakları ve imar koşulları mutlaka incelenmeli.

Muğla’da denize yakın satılık arsa nerelerde bulunabilir?

Muğla’da “denize yakın” kavramı ilçeye göre değişiyor. Sahile doğrudan yakın bölgelerde arsa arzı sınırlı ve fiyatlar yüksek olabilirken, Ula ve Menteşe’nin bazı kırsal mahallelerinden denize araçla kısa sürede ulaşılabiliyor. Bu nedenle arsa araştırırken yalnızca kilometre değil, gerçek araç ulaşım süresini değerlendirmek daha doğru sonuç verebilir.

Muğla’da satılık arsa fiyatları köylere göre neden değişiyor?

Aynı ilçeye bağlı iki köy arasında bile ciddi fiyat farkları oluşabilir. İmar durumu, yapı hakkı, ulaşım, altyapı, sahile veya ilçe merkezine mesafe, parsel büyüklüğü ve bölgedeki talep fiyatı etkiler. Bu nedenle Muğla’da tek bir “arsa metrekare fiyatı” üzerinden değerlendirme yapmak yerine mikro bölge ve parsel bazında inceleme yapmak daha sağlıklıdır.

Ula’nın Köylerinde Yaşamayı mı Düşünüyorsunuz?

Portakallık, Elmalı, Karabörtlen, Kızılyaka, Çıtlık ve Gökova hattında her köyün yaşamı, ulaşımı ve gayrimenkul yapısı birbirinden farklı.

Bu bölgelerde bir köy evi, müstakil ev veya arsa arıyorsanız yalnızca ilanlara değil; parselin niteliğine, yapılaşma koşullarına, köyün gelişimine ve sizin nasıl bir yaşam aradığınıza birlikte bakmak gerekiyor.

Muğla’da özellikle Ula, Akyaka, Gökova ve Menteşe çevresinde gayrimenkul araştırıyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bölgeyi yalnızca satılık taşınmazlarıyla değil, köy köy sahadan takip ediyoruz.

Araştırma Notu

Bu yazı hazırlanırken TÜİK ADNKS verilerinden derlenen 2025 mahalle nüfusları, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUTTAŞ verileri, Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynakları ile Portakallık ve Elmalı’daki belgelenmiş mimarlık, sanat ve yaşam projeleri incelenmiştir. Belirli meslek gruplarının köylere göç oranına ilişkin resmi bir istatistik bulunmadığından, “yeni gelen profil” hakkındaki değerlendirmeler kamuya açık örnekler ve sahadaki gözlemler üzerinden yapılmıştır.


© 2026 Ata Aksen. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik kaynak gösterilmeden kullanılamaz, kopyalanamaz ve başka mecralarda yayımlanamaz. Alıntı yapılması halinde “Kaynak: Ata Aksen – ataaksen.com” ibaresi ve ilgili içeriğin bağlantısı açıkça belirtilmelidir.